Edebiyatımız
22px
1Bir tavşan durdu da yoncalarla kıpır kıpır çıngırak
2çiçekleri arasında, örümcek ağları içinde doğru dua etti gökkuşağına.
3Kayıplara mı karışacaktı! o dört başı mamur taşlar,
4ya çiçekler tam açmışken hem de!
5Çöp içinde yüzen ana cadde boyunca kerevetler
6dizildi. Minyatürlerdeki gibi yukarılara asılmış bir
7denize doğru kaldırıldı, gemiler çekildi.
8Mavi Sakalın evinde dere gibi aktı kan-ya mezbahalar,
9ya o camları tanrı mühründen görünmez olmuş
10kanlı meydanlar. Dere gibi aktı kan, bir o kadar da süt.
11Kunduzlar yapı yaptı. Kahveler tüttü kahve ocaklarında
12Camları hala zangır zangır camlı köşkte karalar
13giymiş çocukların yaldızlı resimlere daldı gözleri.
14Çat! Kapı çalındı; köyün meydanlığında bir çocuk
15fırıldaklarla tekmil kulelerdeki horozların aklına uyup
16kollarını döndürmeye başladı, çakmak çakmak sağanağın altında.
17Filan hanım kuyruklu bir piyano kurdurttu Alp
18dağlarına. Katedralin bin bir mihrabında kudas ve vaftiz
19ayinleri yapıldı.
20Yollara düştü kervanlar. Harcedildi de buzların
21hercümerciyle kutup gecesi, kuruldu İspilandit Oteli.
22O zamandan beri ay, kekik kırlarından gelen
23ağlamaklı çakal sesleri işitir oldu- bir de meyve
24bahçelerinde dolaşan tahta pabuçlu çoban türküleri.
25Derken filize durmuş eflatun korudaki peri Ev karısı
26geldi yanıma, dedi, bahar geldi.
27Kaynayın! pınarlar, taşın, katın köprüleri önünüze,
28basın ormanları siyah kumaşlar, orglar, şimşekler,
29gök gürültüleri, kabarın hadi çağlayın; hadi su; hadisene
30keder, kaldırın ayağa selleri.
31Değil mi ki onlar senli-benli-gitti derler! O dört başı
32mamur taşlar! O açmaya varmış çiçekler! -değil mi ki
33bir kasvettir kalan geriye! Ecenin haliyse malum,
34toprak mangalının korlarını karıştırmaya dalmış
35büyücü, bilir ya söylemez bizim bildiğimizi.
Mısra Şerhleri

Şiirin edebi analizi, şerhi ve eski kelimelerinin anlamlarını incelemek için altı çizili sarı mısraların üzerine tıklayabilirsiniz.

Ses ve Video Kayıtları

Henüz medya kaydı eklenmemiş.