22px
1Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum
2Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum
3Bekçileri gibiyiz ebenced buraların
4Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
6Görmediği gün aynı pınardan doldurup testimizi
7Kırlara açılırız çıngıraklarımızla
8Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni
9Kuzular bize söyler yılların geçtiğini
10Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek
11Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek
12Dolaştırıp dururuz aynı daussılayı
13Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda
14Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam
15Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda
16"Suna"mın başka köye gelin gittiği akşam
17Gün biter, sürü yatar ve sararsan bir ayla
18Çoban hicranlarını basar bağrına yayla
19- Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al -
20Diye hıçkırır kaval:
21Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun
22Daima eğeceksin başkalarına boyun
23Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı
24Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
25Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an
26Mademki kara bahtın adını koydu çoban!
27Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden
28Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden
29Anlattı uzun uzun.
30Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
31Nadir duyabildiği taze bir heyecanla
32Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla
33Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına
34Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına
Mısra Şerhleri
Şiirin edebi analizi, şerhi ve eski kelimelerinin anlamlarını incelemek için altı çizili sarı mısraların üzerine tıklayabilirsiniz.
Kaynak: siir.sitesi.web.tr