22px
1-Basri Bey oğlumuza-
3Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
4Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
5Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı,
6Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
7Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl...
8Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl
9Muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım;
10Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım!
12Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
13Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
140 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu
15Ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu.
16Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi;
17Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya Sûr-i Mahşerdi!
19-Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
20Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ?
210 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;
22Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun,
23Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
24Gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen.
25Hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın,
26Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın.
27Değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - eb'âda;
28Hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda,
29Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır?
30Niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır?
31Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım:
32Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
33Tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;
34Bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!
35Ne husrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
36Serâpâ Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
37Hayâlimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
38SALÂHADDÎN-İ EYYÛBÎ'lerin, FATİH'lerin yurdu.
39Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde OSMAN'ın;
40Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
41Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
42O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
43Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden YILDIRIM Hân'ın;
44Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri ORHAN'ın!
45Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
46Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
47Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
48Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
49Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
50Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! (*)
52[Safahât, Yedinci Kitap]
54(*) Bu şiir yazılırken Yunan istilâsı altındaki topraklarımız
55hususiyle Bursa'ya dair elîm haberler geliyordu;
56tetkikine de imkân yoktu.
Mısra Şerhleri
Şiirin edebi analizi, şerhi ve eski kelimelerinin anlamlarını incelemek için altı çizili sarı mısraların üzerine tıklayabilirsiniz.
Kaynak: siir.sitesi.web.tr