Edebiyatımız
← Ana Sayfa
Fotoğraf Yok

Orhan Duru

18 Aralık 1933 - 25 Ocak 2009

Biyografi

İstanbul Rumelihisarı'nda doğar. Tam adıyla Mehmet Orhan Duru'dur. İstanbul’da, Rumelihisarı'nda doğar. Babası İbrahim Etem Duru, annesi Hatice Hacer Hanım’dır. Duru’nun babası, ilk eşi Hatice Hanım'ın ölümünden sonra ikinci bir evlilik yapar. Bu evlilikten tiyatro sanatçısı Ülkü Duru dünyaya gelir. Orhan Duru beş yaşındayken, 1938’de aile İstanbul’dan Çankırı’ya taşınır (Reyhanoğulları 2011: 24). İlköğrenimini 1945'te Çankırı İlkokulu’nda tamamladıktan sonra İstanbul’a dönüp Beşiktaş Birinci Erkek Ortaokulu’na devam eder. Akciğer zarı iltihabı sebebiyle ikinci sınıfta bıraktığı ortaokulu Afyon’da tamamlar. Daha sonra yatılı olarak Afyon Lisesi’ne başlayıp 1951 yılında mezun olur. Lise yıllarında annesini kaybeden yazar yüksek öğrenimine Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde başlar. 1953 yılında Küçük Dergi’nin Ocak-Şubat sayısında yayımlanan “Kadın ve İçki”, yazarın ilk öyküsüdür. 1956 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra İstanbul’a gidip birkaç ay veteriner olarak çalışır. 1959'da, artık askerliği de bittikten sonra Urfa’ya atanan Duru, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde asistan olur. Aynı yıl ilk öykü kitabı Bırakılmış Biri yayımlanır. 1960 Darbesi Duru'nun hayatında bir dönüm noktasıdır. Bu dönem Milli Birlik Komitesi tarafından görevine son verilen, genç yaşında 147’ler arasına giren yazar edebiyat dünyasına yönelir (Baytimur 2012: 122). Fransızca ve İngilizce öğrenip Muzaffer Erdost ve Bülent Ecevit’in desteğiyle 1961'de Ulus gazetesinde çalışmaya başlar. 1962'nin Ağustos’unda gazetenin bursuyla bir yıllığına Amerika’ya giden Duru, Rocky Mountain News gazetesinde üç ay çalışır. Ankara’ya dönünce Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya devam eder. 1965’te Demir Özlü ve Tezer Özlü’nün kardeşi Sezer Özlü’yle evlenir. Milliyet, Hürriyet, Güneş vb. gazetelerde yazı dizileri kaleme alan Duru daha sonra Star TV'de haber müdürlüğü yapar. 1970'te "İşçiler" adlı öyküsüyle TRT Sanat Ödülleri Yarışmasında başarı ödülü alan yazar, 1996'da Sarmal-Toplu Öyküler'le Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü kazanır. 1998'de Fırtına adlı öykü kitabıyla Sait Faik Hikaye Armağanını Erdal Öz ile paylaşır. Mavi, Evrim, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Yelken ve Dost gibi edebiyat dergilerinde yazan (Lekesiz 1999: 239) Orhan Duru yazıları ile edebiyat ve sanat dünyasında dikkat çekmiş fakat geniş bir okur kitlesine ulaşamamıştır. Yazı ve öyküleriyle “A Kuşağı” ve “Mavi Hareketi” yazarları arasında yer alan Duru, daha sonra Ferit Edgü, Yüksel Arslan, İlhan Berk, Bilge Karasu, Muzaffer Erdost gibi isimlerin çevresinde bulunmuş ve 25 Ocak 2009'da 75 yaşındayken prostat kanseri sebebiyle vefat etmiştir. Çeviri, gezi yazısı, inceleme ve deneme türü eserleri bir yana, Orhan Duru'nun Türk edebiyatında daha çok öyküleriyle bir yer edindiği söylenebilir. Öykülerinde yarattığı kurmaca dünyada kültür, edebiyat, sanat, teknoloji, siyaset, tarih, müzik vb. alanlardan da yararlanarak özgün bir atmosfer tasarlayan Duru, denemelerinde ise romantik veya idealist bir yaklaşımdan ziyade özellikle mizah ve ironiyi önemser (Dirlikyapan 2013: 133). Duru, gündelik olayları, mekan ve çevre ayrıntılarını gerçekçi bir üslupla işlediği ilk öykülerinde imge ve çağrışımlarla okuru şaşırtmaya odaklanır. Bundan sonra genellikle Çehov gibi tipler yaratmaya çalışmışır. 'Küçük insan' tipini ustalıkla işleyen Duru'nun, avare, bohem tipler yarattığı öykülerinin dışında korku/gerilim, bilim-kurgu öykülerinde de varoluşsal bir hava sezilir. Çoğunlukla olay, kişi ve kavramları gündelik kullanımlarının dışına çıkarır. Öykülerini güldürmece, alay ve dil sapmalarıyla besler. Karagöz’den, halk hikayelerinden, meddahlıktan ve yerli anlatı geleneğinden yararlanır. Duru, "kara mizahtan, gerçeküstüden yararlandığı değişik öyküleriyle kendine özgü bir öykü dünyası" yaratır (Gümüş 2010: 33). Modern toplumda bireyin içinde bulunduğu yalnızlık ve karamsarlığı, duygusal çöküntüyü ele aldığı öykülerde ölüm-yaşam diyalektiğinin sıkça işlendiği görülür. Varoluşsal bir açmaz yaşayan öykü kişileri aylak, avare tiplemelerle yansıtılarak bu kişilerin şanssızlıkları, kötü kaderleri, yoksullukları ya da umursamazlıkları anlatılır (Reyhanoğulları, 2011: 288). Duru, öykülerinde parodi, metinlerarasılık, üstkurmaca gibi postmodern anlatım teknikleri de sıkça kullanır. Bırakılmış Biri (1959) adlı ilk öykü kitabında yalnızlık, varoluş, toplum karşısında bireyin çıkmazları ele alınmıştır. Bu kitapta kurguladığı "Devrik tümcelerin ve olağandışı betimlemelerin yabancılaştırıcı etkisini" (Akatlı 2008: 123) diğer öykülerinde de kullanır. Denge Uzmanı'nda (1962) ise çoğunlukla "küçük insan" tipine, işçi ve aydın sınıfına yer verilir. Bu minvalde köy-kent ikiliği ele alınır ve bireyin toplumsallık ihtiyacına ışık tutulur. Yoksullar Geliyor (1982) tür bakımından bilim kurgu öykülerinin başarılı örneklerini içermektedir. Doğal kaynakların tükendiği, kıtlıkların yaşandığı bir evren konu edilir. Yazarın Şişe (1989) ve Bir Büyülü Ortamda (1991) kitaplarındaki öykülerinde kara mizah ve ironi hakimdir. Şişe'deki "Binbir Gecenin Son Gecesi", "Öööö..." ve Bir Büyülü Ortam'daki "Adem ile Havva", "Slogan", "Sıkı Bildiri" öyküleri olağanüstülü durum ve olaylar içermektedir. Duru, toplumsal ve ideolojik eleştirilerini öykülerinin çoğunda alayla birlikte verir (Gümüş 2010: 33). Bir Büyülü Ortam'da yer alan "Orhan Pamuk ya da Kişiliklerin Ters Yüzü" öyküsü bu tür metinlerdendir. Fırtına (1997) ile Yeni ve Sert Öyküler (2001) ise insan ilişkilerini, toplumun varlıklı kesimini, yoksulların, işçilerin halini merkeze alan öykülerden oluşurlar. Bazı öyküler tarihsel, politik ve siyasi alanlara yoğun göndermelerle doludur. Fırtına'da "Adolf", "Mconald's" ve "Yabanıl", Yeni ve Sert Öyküler'de ise "Kusturica Zamanı", "Lem", "Potlaç ve Sütlaç" bu tür öykülerdendir. Düşümde ve Dışımda (2003) kara mizahın soyut ve varoluşsal bir söyleme dönüştüğü öyküleri içerir. Düşümde ve Dışımda'yla birlikte Orhan Duru'nun ilk dönemlerindeki sentaksı bozan, devrik cümlelerden oluşan, sanki Türkçeyi yeni öğrenmiş bir yabacı konuşuyor hissi veren üslubu yerini tutarlı, kurallı cümlelerden oluşan bir anlatıma bırakmıştır. Kazı'daki (2006) öyküler daha çok yaşama amacını arayan, geç kalmış, yalnızlık ve kalabalık arasında bocalayan bireyleri ele alır. Son öykü kitabı Küp (2008) ise daha çok otobiyografik metinlerden oluşmaktadır. Küp'teki "İdare Doyum Evi"nde yazarın Ankara'daki yaşantısından parçalar vardır. "Baston"da İlhan Berk'le konuşmasını işler. "Kıskançlık" öyküsü asistanlık yaptığı dönemin izlenimlerini taşır. Duru'nun deneme ve öykülerinden başka inceleme, mektup, gezi yazısı, çeviri, tiyatro, biyografi ve derleme türlerinde de çalışmaları bulunmaktadır. Ortadoğu ve Türk kültüründeki yaratılış efsanelerini, Yusuf, Süleyman ve İbrahim peygamberlerin kıssalarını, Lokman ve Ashab-ı Kehf anlatılarını Kısas-ı Enbiy adlı derleme kitabında toplar. Toplam altı deneme kitabı yayımlayan Duru'nun Kıyı Kıyı Kent Kent (1977) adlı deneme kitabı daha çok gezi yazısı türünde olup yazarın Akdeniz coğrafyasına dair gözlem ve düşüncelerini içermektedir. Hormonlu Kafalar (1992), İstanbulin (1995), Tango Geceleri (1999) adlı deneme kitaplarında kültür, insan, kent, güncel olaylar, modernizm ve yabancılaşma gibi çeşitli konulara değinilir. Durgun ve İşsiz'deki (2004) çoğu metin öykü olarak daha önce yayımlanmıştır ve bu kitapta deneme türünde ancak birkaç yazı bulunur. Son olarak Öykü Yazmanın Sırları (2008), yazarın öykünün biçim, merak, yöntem, kurgu gibi unsurları hakkındaki öneri ve değerlendirmelerinden oluşur. Orhan Duru'nun ölümünden sonra yayımlanan Roman Medyadan Önce Gelir'de (2012) yazarın gazete ve dergilerde kalmış çeşitli yazıları bir araya getirilmiştir. Onun Burak Fidan'la birlikte hazırladığı tek romanı Az Roman (2012) yine ölümünden sonra yayımlanmıştır. Yaşamının önemli bir kısmında gazetecilik yapan Duru, Vedat Günyol ve Ferit Edgü'yle birlikte Amerika, Çağdaş Fizikte Doğa, Gizli Tarih adlı araştırma ve inceleme kitaplarının çevirilerini yapmıştır. Piri Reis'in İzinde ise Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat, Halikarnas Balıkçısı ile başlayan 'Mavi Yolculuk' anlayışını yansıtan kültürel ve tarihsel gezileri anlatır. Bunlardan başka G. V. İnciciyan adlı Ermeni araştırmacının Boğaiçi Sayfiyeleri'ni yayıma hazırlayan Duru'nun Ferit Edgü&Yüksel Arslan'a Gençlik Mektupları (1957-72)-'"27 Mayıs Günlüğü'"(1959-62) adlı eseri ise çeşitli mektuplarıyla günlüklerini içermektedir. Yazarın eşi Sezer Duru'yla birlikte hazırladığı O Pera’daki Hayalet adlı biyografik çalışmada ise Oğuz Haluk Alpalçin'ın yaşamöyküsü ve eserlerine, diğer yazarların onun hakkındaki yazı ve konuşmalarına yer verilmiştir. Kaynak: https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/duru-orhan

Şiirleri

0

Bu şaire ait henüz şiir bulunmamaktadır.