22px
1"Hereke' den çıktım yola,
2Selam verdim sağa sola,
3Haydi, benim bu dünyaya garip gelmiş şairim,
4Yolun açık ola!"
6İzmit sokakları yaprak içindeydi;
7Başımda, unutamadığım şehrin havası;
8Dilimde hep oraların şarkıları;
9Ellerim ceplerimde,
10Bir aşağı, bir yukarı.
12Sonbahar;
13İzmit sokakları yaprak içindeydi.
15"İzmit' in köprüsü betondur beton,
16Nasıl kadrin bilmez yanında yatan,
17Sensin gece gündüz gözümde tüten.
18 Yüreğim yanıktır, ciğerim delik,
19 Of of, kemirir bağrımı of, ince hastalık."
21Arifi ye!
22Şoför durdu, Enistütü Mektebi, dedi.
23Süleyman Edip Bey müdürün adı.
24Bir yol da burada duralım;
25Ellerinde nasır, yüzlerinde nur,
26Yarına ümitle yürüyenlere
27Bir selam uçuralım.
28 . / ..
29"Ada yolu kestane
30Aman dökülür tane tane."
32Ada demek, Adapazarı demek;
33Kadehler şişe olur Çark'ın başında;
34Zaten efkarlısın,
35Ayağını denk al, şekerim.
37"Hükümat önünden geçtim,
38Oturdum bir kahve içtim,
39Hendek'te bir güzel gördüm,
40Yavuklumdan vazgeçtim;
41 Hendek'in yolları taştan,
42 Sen çıkardın beni baştan."
44Sabahları erken kalkılıyor yolculukta;
45Doğan güneşe karşı,
46Dertler biraz daha unutulmuş,
47Gurbete biraz daha alışılmış,
48Yapılacak işler düşünülüyor.
50"Düzce yolu düz gider,
51Aman bir edalı kız gider."
53Düzce' deyim Yeşil Yurt otelinde.
54Otelin önü çarşı,
55Salepçiler salep satar otele karşı.
56Yine dertli geçirdim geceyi,
57Şarkılar, türkülerle:
59"Evlerinin yüzü aşı boyası,
60İnsaf bilmez yüreğine acı değesi,
61Duyduğumdan beterini duyası."
63Alışamıyacak mıyım,
64Unutamıyacak mıyım?
65Güneşten sonra yattım,
66Güneşten önce kalktım;
67Pencereden dışarıya şöyle bir baktım:
68Ufuk, yeşil yeşil, ağarıyordu.
69Sevgilim, dedim,
70Dördüncü uykudadır şimdi;
71Galata Köprüsü açılmak üzeredir;
72Kül rengi sulara
73Kirli bir gün ışığı dökülecektir.
74Çatanalar, mavnalar, kayıklar,
75Limanda sıra bekliyen gemilerin arasında
76İnsanlar hayat mücadelesinde;
77Adamlar, kadınlar, çocuklar;
78Ellerinde yemek çıkınları,
79Rejiye giden işçi kızlar.
81"Benden selam olsun Bolu Beyi'ne,
82Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır;
83Ok gıcırtısından, kalkan sesinden,
84Dağlar seda verip seslenmelidir."
85 . / ..
86Hey, hey!
87Hey dağlar, hey dağlar, Bolu'nun dağları, hey!
88Savulun geliyorum, hey Bolu beyleri!
89Böyle olur yüksek yerin rüzgarı;
90Böylesine söyletir insanı.
92Yokuş çıkar, döne döne;
93Yokuştan bir Döne çıkar;
94İsa Balı'nın ardından
95Hanoğlu Kocabey çıkar;
96Ayvaz çıkar, Hoylu çıkar;
97Bir yardan Köroğlu çıkar:
98"Hemen Mevla ile sana dayandım,
99"Arkam sensin, kalem sensin, dağlar hey!"
101Kır At'a nal mı dayanır?
102Dağlar uykudan uyanır,
103Yer gök kızıla boyanır.
104Bu dağlardan geçmedinse,
105Bu sulardan içmedinse,
106Yaşadım deme be, ahbap.
107El dayanmaz, diş dayanmaz pınar başlarında
108Kavaklar yatar, boylu boyunca.
109Ovaya kereste indiren arabalardan
110Ses gelir, inceden ince:
112"Arabalar yük indirir ovaya,
113Arabacı değnek vurur düveye,
114Başın döner, bakamazsın havaya."
115Arabacı nasıl kıyar düvesine?
116Varı yoğu bir çift öküzü,
117Gelinlik bir kızı,
118Üç tane kuzu;
119Her şey ateş pahasına.
121Korozman yaptık yolda posta ile.
122Canım posta, gülüm posta,
123Selam götür eşe dosta.
125Şehirliden vilayete ilam verilmiş,
126Belediye meydanına radyo kurulmuş;
127Verdiğimiz haberlerin özeti ...
128Falan filan;
129Bir teneke benzin aldık karaborsadan,
130"Dayan!" dedik.
132Gerede'nin yolu,
133Reşadiye gölü.
134Bir göl ki ...
135İnsanın şair olup şiir söyliyeceği geliyor.
137"Akşam oldu yine bastı kareler."
138Oturdum sırtın üstüne.
139Geçmiş günleri düşündüm.
140Askerdim, Adilhan köyündeydim;
141Böyle bir akşamdı yine;
142İçimde yine İstanbul hasreti,
143Dalmış düşünmüştüm:
144 /
145"Bu dağlar Koru dağları değil,
146Bu köy Adilhan köyü değil;
147Ne şu değirmen Ferhat ağanın,
148Ne de bu türkü hazin;
149Ne açım, ne susuz,
150Ne de gurbet elde yalnız.
151Hele güneş bir çekilsin,
153Gideceğim bir ahçı dükkanına
154Bu akşam da orada içeceğim;
155Hele şu Haliç vapuru
156İskeleye yanaşsın,
157Yolcular çıksın hele;
158En güzel saati şimdi Eyüp' ün."
160Haydi yavrum, yolcu yolunda gerek.
162Nihayet göründü Ibrıcık köyü.
163-Selamün aleyküm kahveci dayı!
164-Aleyküm selam, evlat,
165Bir hastamız var, makine bekliyor.
166Bir hastaları varmış, makine bekliyor.
167Gübre kokuyor kahvenin peykeleri.
168Herkesin derdi başka;
169Memleket, hemşeri?
170Sinop.
172"Uy neyimiş neyimiş, aman aman,
173Kaderim böyle imiş,
174Yar üstüne yar sevmek, aman aman,
175Ateşten gömleğimiş."
176"Gerede'ye vardık, günlerden pazar
177Kaldırımlarında yosmalar gezer;
178Bilmem, bu gurbetlik ne kadar uzar.
179 Yüreğim yanıktır, ciğerim delik,
180 Of of, kemirir bağrımı of, ince hastalık."
182Zonguldak yolundayız.
183Dağların tepesinden,
184Birdenbire denizi göreceğiz.
185Denizi gökle bir göreceğiz.
186Şimal rüzgarları gelecek uzaktan.
187O yolcu, biz yolcu,
188Şimal rüzgariyle öpüşeceğiz.
189Güneşli bir günde,
190Masmavi göreceğiz Karadeniz' i.
191Balkaya' dan Kapuz' a kadar,
192Karış karış biliriz biz bu şehri;
193Eki'nin çiçekli bahçeleri
194Rıhtıma kömür taşıyan vagonlariyle;
195Paydos saatlerinde yollara dökülen
196Soluk benizli insanlariyle.
198"Siyah akar Zonguldak'ın deresi;
199Yüz karası değil, kömür karası;
200Böyle kazanılır ekmek parası."
202Gemiler vardı limanda gemiler
203Her biri yeni bir ufka gider.
204 YENiSi
Editör / Yazar Notları
[1]()
. ..
Birinci basım, 1947, kapak resmi Bedri R ahmi Eyuboğlu.
Mısra Şerhleri
Şiirin edebi analizi, şerhi ve eski kelimelerinin anlamlarını incelemek için altı çizili sarı mısraların üzerine tıklayabilirsiniz.
Kaynak: Kitap: (YOL TÜRKÜLERİ)