22px
1Hayallerim,
2Canlı ışık lekecikleri,
3Karanlıkta gözkırpıştıran
4Ateş böcekleridir.
6O dikkati çekmeyen,
7Sesleri, yol kıyısı hercailerinin
8Mırıldanır bu gelişigüzel çizgilerde.
10Zihnin uykulu karanlık mağaraları içinde,
11Rüyalar
12Günün kervanından dökülen parçalarla,
13Yuvalarını yaparlar.
15Bahar, geleceğin meyveleri için değil
16Fakat bir anın kaprisi için
17Çiçeklerin petallerini saçar.
19Neş'e kımıltısız yerin zincirinden kurtulmuş
20Sayısız yapraklara doğru
21Koşar ve dans eder
22Bir gün için havada.
24Hiçbir önem taşımayan kelimelerim
25Zamanın dalgaları üstünde hafifçe dans edebilirler,
26Mana ile ağırlaştıkları zaman dibe çökerler.
28Zihnin derinliklerinde güveler
29İnce kanatlarını büyütürler;
30Ve veda ederek uçuşurlar,
31Gün batımı göğünde.
33Kelebek ayları değil, fakat an'ları sayar
34ve yeter zamana sahiptir.
36Benim düşüncelerim, kıvılcımlar gibi, kanatlanmış
37Sürprizler üzerinde giderler,
38Tek bir gülüş taşıyarak.
39Agaç sevgi ile bakar kendi güzel gölgesine
40Buna rağmen onu hiçbir vakit kucaklıyamaz.
42İzin ver, güneş ışığı gibi, aşkım seni sarsın
43Ve yine de aydınlık özgürlügü versin sana.
45Renklendirilmiş kabarcıklardır günler,
46Dipsiz gecenin yüzüne çıkan,
48Hatırlamanı istemek için armağanlarım çok küçüktür;
49Ve bunun için
50Onları sen hatırlamalısın.
52Çıkart, at ismimi armağandan;
53Bir yük olacaksa,
54Ancak şarkım kalsın.
56Nisan, bir çocuk gibi,
57Çiçeklerle tozlar üzerine hiyogralifler yazıyor.
58Onları siliyor ve unutuyor.
60Hatıra, rahibe, hali öldürüyor,
61Ve onun kalbini ölü geçmişin türbesine sunuyor.
63Mabedin kasvetli heybetinden
64Çocuklar tozda oynamak için dışarı koşuyorlar,
65Tanrı onların oyununu seyre dalıyor,
66Ve rahibi unutuyor.
68Zihnim, düşüncelerinin akışında
69Birdenbire yanan bir ışık gibi çalışmaya başlar,
70Asla tekrarlanmıyan akıcı notasıyle bir küçük ırmak gibi.
72Dağda, sessizlik kendi yüksekliğini bulmak için
73kabarmaktadır,
74Gölde, hareket kendi derinliğini tahayyül etmek için
75hareketsizleşir.
77Veda eden gecenin
78Sabahın kapalı gözlerine kondurduğu öpücük
79Şafak yıldızında parlıyor.
81Ey bakire, senin güzelliğin bir meyve gibidir,
82Henüz olgunlasmamış ve açılmamış bir sırla dopdolu.
84Onun anısını yitiren acı
85Kuş seslerinden uzak,
86Fakat yalnız ağustosböceğinin ıslığının duyulduğu sessiz karanlık saatler gibidir.
88Gerilik onun öldüren bir pençe ile gerçeği elinde güvenle
89tutmaya çalışır.
90Zayıf bir lambayı canlandırmayı arzulayarak uzun gece
91bütün yıldızlarını ışıklandırır.
93Hernekadar O
94Dünyayı
95-Gelini-
96Kollarında tutuyorsa da,
97Gök,
98Sonsuzluğa kadar
99Uzaktadır.
101Tanrı, dostlar arar ve sevgi diler,
102Şeytan, eserler arar ve itaat ister.
104Toprak hizmetine karşılık
105Ağacı kendisine bağlar,
106Gök ise hiçbir şey istemez
107Ve onu özgür kılar.
109Çocuk, tarihin tozu ile aydınlanmış
110Yaşı bilinmiyen zamanın gizliliği içersinde
111Edebi olarak oturmaktadır.
113Uzakta olan O,
114sabahleyin bana geldi,
115Işık tarafından alınıp götürüldüğünde daha da yakınlaştı.
117Beyaz ve pembe zakkumlar buluştular
118Ve, ayrı lehçelerde neş'e ile eğlendiler.
120Sessizlik
121Kendi kirlerini
122Süpürüp yürüyünce
123Fırtına olur.
Mısra Şerhleri
Şiirin edebi analizi, şerhi ve eski kelimelerinin anlamlarını incelemek için altı çizili sarı mısraların üzerine tıklayabilirsiniz.
Kaynak: siir.sitesi.web.tr