Edebiyatımız
← Ana Sayfa
Yusuf Ziya Ortaç

Yusuf Ziya Ortaç

23 Ocak 1895 - 11 Mart 1967

Biyografi

İstanbul Beylerbeyi’nde dünyaya gelir (Çıkla 2005: 80). Babası Mühendis Süleyman Sâmi Bey, annesi İzzet Bey’in kızı Hûriye Hanım’dır (Önal 1985: 7). İlköğrenimini İstavroz Abdullah Ağa Mahalle Mektebi'nde tamamlar. Bir yıl özel hocalardan Türkçe, Arapça, Fransızca dersleri alır. Dört yıl Kuzguncuk’taki Alliance Israélite Mektebi'ne devam ederek Fransızcasını ilerletir (Ertaylan 2011: 1155). Daha sonra Vefâ İdadisine geçer, ancak babasının ölümü nedeniyle son sınıfı bitiremeden okuldan ayrılır. Lise eğitimini, Hadîka-i Meşveret İdadisi'nin son sınıfında okuyarak tamamlayan şair (Çıkla 2005: 81), İstanbul Dârülfünunu Edebiyat Fakültesi’nde imtihana girerek edebiyat öğretmeni olmaya hak kazanır (Karaca: 402). 1916'da İzmit Sultânîsi7nde edebiyat öğretmenliğine atanır; daha sonra Mercan Sultânîsi ve Galatasaray Sultânîsi’nde de öğretmenlik yapar. 1935 yılında İstanbul Sular İdaresinde meclis üyeliği; 1946-1951 yılları arasında iki dönem Ordu milletvekilliği yapar. İlk evliliğini yengesinin kızıyla yapar (1915/1916) ancak 1918'de eşinden boşanır. 1924'te ikinci ve son evliliğini Güzide Ortaç ile yapar. Bu evliliğinden Asuman (1927), Ergin (1932) ve Gülden (1942) adında üç çocuğu olur (Çıkla 2005: 84). 11 Mart 1967'te 71 yaşında iken İstanbul’da vefat eden Yusuf Ziya, Zincirlikuyu Mezarlığına defnedilir. 1914 yılında Kehkeşan dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında kazandığı birincilikle edebiyat dünyasına adım atan Yusuf Ziya (Önal 1985: 11), ilk şiirlerinde aruz veznini kullanır. Rıza Tevfik aracılığıyla Ziya Gökalp'le tanıştıktan sonra hece vezniyle şiirler yazmaya başlar. Orhan Seyfi Orhon, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy ve Faruk Nafiz Çamlıbel ile birlikte “Beş Hececiler (Hecenin Beş Şairi)” olarak anılırlar. Hece ile yazdığı ilk şiiri “Gecenin Hamamı”dır; Türk Yurdu dergisinde yayımlanan bu şiirle bir altın lira ödül kazanır (Önal 1985: 14-15). İlk şiir kitabı Akından Akına 1916'da yayımlanır. I. Dünya Savaşı'na katılan askerlerin maneviyatını yükseltmek için Harbiye Nâzırı Enver Paşa tarafından ısmarlanan bu kitabında yirmi iki şiir bulunur. 1918'de Şâir mecmuası ile yayıncılık hayatına başlar. Aynı yıl, Diken dergisinde “Çimdik” adıyla şiir ve yazılar yayımlar (Önal 1985: 15). 20 Mart 1919'da maddi imkânsızlıklar sebebiyle Şâir Mecmuası kapanır. 1922'de bacanağı Orhan Seyfi'yle Akbaba mizah dergisini çıkarırlar. “Çimdik”ten sonra “İzci” adını bu dergide kullanır (Önal 1985: 15). Kullandığı diğer müstearlar şunlardır: "Arif Ünlü, Çimdik, İzci, Kamber, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Yakuboğlu Işık, Akbaba, Ortaç, Ziya Ortaç, Âşık Ortaç, Y.Z.O ve Yu-Zi-Or" (Çıkla 2005: 86). 1 Temmuz-15 Ekim 1928 tarihleri arasında on beş günde bir yayımlanan sanat ve edebiyat dergisi Meş’ale'yi çıkarır (Karaca: 402). 1928'in sonlarında Akbaba'nın okur sayısında düşüş başlayınca ekonomik kriz yaşar. 1933'te dergiyi yeniden yayımlamaya başlar. 1935-1937 yılları arasında yine Orhan Seyfi'yle Ayda Bir dergisini yayımlarlar. 20 Mart 1935'te yine Orhan Seyfi'yle Her Ay isimli iktisat ve siyaset dergisini çıkarırlar. 1941-1948 yılları arasında Orhan Seyfi'yle çıkardıkları Çınaraltı dergisinden 71.sayıdan sonra ayrılır. Şiir, makale, fıkra ve eleştiri türündeki yazılarını şu dergi ve gazetelerde yayımlar: Kehkeşan, İçtihad, Şâir Mecmuası, Servet-i Fünun, Türk Yurdu, Musavver Ma'lumat-ı Nâfia, Turan, İnci, Büyük Mecmua, Türk Dünyası, Diken, Musavver Tiyatro Temâşâ, Şâir Nedîm-Nedîm, Hakimiyet-i Milliye/Ulus, Cumhuriyet, Vakit, Akşam, Birinci Kitap ... Sekizinci Kitap, Alemdar, Aydede, Akbaba, Bedava Gazete, İkdam, Meşale, Kahkaka, Piliç, Yeni Türk Mecmuası, Papağan, Ayîne, Güneş, Kahkaha, Yeni Gazete, Ayda Bir, Her Ay, Her Şey, Çınaraltı, Yeni Çağ, Sizin İçin, Şeytan, Zaman (Kocahasanoğlu 1976: 124; Çıkla 2005: 83). 1913-1920 yılları arasında yoğunluk kazanan şiirlerinde merkezî temalar, tabiat, kadın motifi, romantik tarih anlayışı ve bohem hayatıdır. Ortaç, koşma, türkü, semai, sone, şarkı gibi nazım biçimlerini kullanmış, daha çok beyit ve kıtalarla yazmıştır (Engin Yay. 1997: 10). Ancak şiirlerinin çoğu sanat değeri bakımından zayıftır. 1921'den sonra sanat endişesini terk eden şair mizah ve kadın üzerine yazmaya başlar. Yusuf Ziya’nın edebiyat tarihimizdeki etkisi uzun yıllar çıkardığı Akbaba (1923) mizah dergisiyle olur. Bu dergi etrafındaki hatıralarını Portreler (1960) ve Bizim Yokuş (1966) kitaplarında toplar (Enginün 2012: 45). Bizim Yokuş'ta adı geçen Babıali Yokuşu'dur, Yusuf Ziya bu yokuşa on altı yaşında ilk adımını atar; yazı hayatına adımını attığı 1912'den kitabı yazdığı 1965'e kadar olan anılarını bu kitapta toplar. Şiirden ziyade nesir türünde (mizah, fıkra, hatıra) daha fazla başarı gösterir. Kaynak: https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ortac-yusuf-ziya