22px
1Düzüldü uçsuz bucaksız alay,
2Çıngıraklar çalar kapılarda.
3Düzüldü uçsuz bucaksız alay,
4Bak, son hasad başladı rüzgarda.
6Okundan ayrılmak üzere yay,
7Kuyuların ağzı genişledi.
8Okundan ayrılmak üzere yay,
9Korku ta kemiğime işledi.
11Savruluyor gökyüzünde buğday,
12Gölgeler uzaklaşıyor yerde.
13Savruluyor gökyüzünde buğday,
14Tanrım! Tanrım! Bir deva bu derde.
16Düzüldü uçsuz bucaksız alay,
17Çıngıraklar çalar kapılarda.
18Düzüldü uçsuz bucaksız alay,
19Bak, son hasad başladı rüzgarda.
21Undan bize de pay, bize de pay,
22Koşun, buğday dağıtıyor Yusuf.
23Undan bize de pay, bize de pay,
24Çökmeden sonu gelmiyen küsuf.
25Eriyecek tencerede kalay,
26Çocuklar ağlaşmasınlar dağda.
27Eriyecek tencerede kalay,
28Yetişmiyecek Ömer imdada.
30Altında aynı eyer, aynı1 tay;
31Arayıcısı herkes bir sesin.
32Alhnda aynı eyer, aynı2 tay;
33Seferi ayru3 köye herkesin.
35Arhk kuruldu bu kervansaray,
36Boşuna düşünür ihtiyarlık.
37Artık kuruldu bu kervansaray,
38Şimdi seslerle dolu mezarlık.
40 Eylül 1936, İstanbul-Ankara
42 [Varlık, 15 İkincikanun (Ocak) 1937]
Editör / Yazar Notları
"aynı eyer, aynı": "ayni eğer, ayni" (Varlık).
(Varlık).
2 "aynı eyer, aynı": "ayni eğer, ayni"
3 "aynı": "ayni" (Varlık).
Mısra Şerhleri
Şiirin edebi analizi, şerhi ve eski kelimelerinin anlamlarını incelemek için altı çizili sarı mısraların üzerine tıklayabilirsiniz.
Kaynak: Kitap: YAYIMLANAN ŞİİRLERİ